Risk Analizi ve Değerlendirme

Risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin temelidir. Diğer bütün çalışmalar — eğitim planı, acil durum planı, kişisel koruyucu donanım seçimi, sağlık gözetimi — buradan çıkan sonuca göre şekillenir. Bu yüzden eksik ya da gerçeği yansıtmayan bir risk analizi, yalnızca o dokümanı değil işletmenin bütün İSG düzenini yanlış kurar.

Güveniş OSGB olarak risk değerlendirmesini masa başında değil sahada yapıyoruz: çalışma alanlarını geziyor, makineleri ve kullanılan maddeleri yerinde inceliyor, işi fiilen yapan çalışanlarla konuşuyoruz. Ortaya çıkan rapor, dosyada durmak için değil uygulanmak için hazırlanır.

Risk değerlendirmesi hangi işyerlerinde zorunlu?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, risk değerlendirmesini çalışan sayısına ve tehlike sınıfına bakmaksızın bütün işyerleri için zorunlu tutar. Tek çalışanı olan bir ofis de, yüzlerce kişinin çalıştığı bir fabrika da kapsamdadır.

Sık karşılaştığımız yanlış inanış, “az tehlikeli sınıftayız, bize gerekmez” düşüncesidir. Tehlike sınıfı, risk değerlendirmesinin gerekip gerekmediğini değil, hangi sıklıkla yenileneceğini belirler.

Ne sıklıkla yenilenmesi gerekir?

Tehlike sınıfı En geç yenileme süresi
Az tehlikeli 6 yılda bir
Tehlikeli 4 yılda bir
Çok tehlikeli 2 yılda bir

Bu süreler üst sınırdır. İşyerinde önemli bir değişiklik olduğunda sürenin dolması beklenmez: taşınma, yeni makine veya kimyasal, üretim yönteminin değişmesi, iş kazası ya da ramak kala olay, mevzuat değişikliği. Bu durumların ayrıntısını risk analizi ne zaman yenilenir yazımızda ele aldık.

İşyerinizin hangi sınıfta olduğundan emin değilseniz tehlike sınıfı sorgulama aracımızla NACE kodunuz ya da SGK sicil numaranız üzerinden birkaç saniyede öğrenebilirsiniz.

Nasıl çalışıyoruz?

1. Ön görüşme ve hazırlık. Faaliyet konusu, çalışan sayısı, vardiya düzeni, kullanılan makine ve kimyasallar önceden alınır. Varsa önceki risk değerlendirmesi, kaza kayıtları ve ortam ölçüm raporları incelenir.

2. Saha incelemesi. Üretim alanları, depolar, elektrik panoları, geçiş yolları, yükleme boşaltma noktaları, yemekhane ve soyunma alanları dâhil tüm bölümler gezilir. Çalışanların işi fiilen nasıl yaptığı gözlemlenir — yazılı talimatla sahadaki uygulama çoğu zaman birbirinden ayrışır ve asıl riskler bu farkta ortaya çıkar.

3. Tehlike kaynaklarının tespiti. Mekanik, elektriksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik, psikososyal ve fiziksel tehlikeler ayrı ayrı ele alınır. Çalışan görüşleri bu aşamanın vazgeçilmez kaynağıdır.

4. Risklerin derecelendirilmesi. Her tehlike için olasılık, şiddet ve maruziyet değerlendirilir. İşletmenin yapısına göre 5×5 matris ya da Fine-Kinney yöntemi kullanılır; karmaşık üretim hatlarında hata türü ve etkileri analizi (HTEA) tercih edilebilir. Yöntem seçimini işletmeye göre yapıyoruz, her işyerine aynı şablonu uygulamıyoruz.

5. Kontrol tedbirlerinin planlanması. Önlemler risk kontrol hiyerarşisine göre sıralanır: önce tehlikeyi kaynağında yok etmek, mümkün değilse ikame, sonra mühendislik önlemleri ve idari tedbirler, en son kişisel koruyucu donanım. KKD’yi ilk çözüm olarak öneren bir risk analizi eksik hazırlanmıştır.

6. Aksiyon planı ve takip. Her önlem için sorumlu kişi ve termin tarihi yazılır. Tamamlanma durumu periyodik saha ziyaretlerinde izlenir.

Risk değerlendirme ekibinde kimler yer alır?

Risk değerlendirmesi tek kişinin masa başında hazırlayıp imzalattığı bir belge değildir. Mevzuat, çalışmanın bir ekiple yürütülmesini öngörür:

  • İşveren veya işveren vekili — ekibin başında yer alır
  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi — görevlendirilmiş olanlar
  • Çalışan temsilcisi — işyerinde seçilmiş veya atanmış olan
  • Destek elemanı — varsa
  • İlgili bölümde fiilen çalışanlar — o işi en iyi bilenler

Son madde uygulamada en çok atlanan ve en çok fayda sağlayan maddedir. Makineyi her gün kullanan kişinin “şu kapak sıkışıyor, biz elle zorluyoruz” demesi, hiçbir kontrol listesinde yazmayan bir riski ortaya çıkarır.

Bir noktayı açık söyleyelim: OSGB ile çalışmak işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Biz çalışmayı yürütür, yöntemi kurar ve raporu hazırlarız; ancak risk değerlendirmesi işverenin belgesidir ve önlemleri uygulama yükümlülüğü işverendedir. Bunu baştan net konuşmayı tercih ediyoruz.

Raporda ne bulunur?

  • İşyeri künyesi, tehlike sınıfı ve değerlendirme ekibi
  • Bölüm bölüm tehlike ve risk envanteri
  • Her risk için puanlama ve kabul edilebilirlik değerlendirmesi
  • Mevcut kontrol tedbirleri ve yeterlilik durumu
  • Önerilen ek önlemler, sorumlular ve termin tarihleri
  • Acil durumlarla ilişkilendirme ve eğitim ihtiyaç tablosu

Rapor, işverenin imzasıyla yürürlüğe girer ve denetimde ilk istenen belgelerden biridir.

Yaptırılmazsa ne olur?

Risk değerlendirmesi yapmamak 6331 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası gerektirir ve ceza, aykırılığın devam ettiği her ay için ayrıca uygulanır. Tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiği için burada sabit bir rakam yazmıyoruz; güncel tutarı çalışma öncesinde birlikte kontrol ederiz.

Asıl maliyet ise cezadan çok şudur: risk değerlendirmesi olmayan bir işyerinde iş kazası yaşandığında, işverenin gerekli tedbirleri aldığını gösterebileceği belge de yoktur. Kusur değerlendirmesi ve rücu davalarında bu belge belirleyici olur.

Risk analizi ile eğitim planı nasıl bağlanır?

Risk değerlendirmesinden çıkan tehlikeler, çalışanlara verilecek eğitimlerin konusunu doğrudan belirler. Yüksekte çalışma riski tespit edilmiş bir işyerinde yüksekte çalışma eğitimi, kimyasal maruziyeti olan bir bölümde kimyasallarla çalışma eğitimi zorunlu hâle gelir. İki çalışmayı birlikte yürütüyoruz; ayrıntı için İSG eğitimleri sayfamıza bakabilirsiniz.

İstanbul’da risk analizi desteği

Güveniş OSGB olarak İstanbul genelindeki işletmelere risk değerlendirmesi hizmeti veriyoruz. Saha ziyareti, raporlama, aksiyon planı ve sonraki dönemde takip; hepsi tek bir çalışma olarak yürütülür.

İşletmenizin tehlike sınıfını ve yenileme takvimini birlikte çıkarmak için iletişim sayfamızdan bize yazabilirsiniz.